Filtreli ve filtresiz sigarillo arasındaki temel ayrım
Filtreli ve filtresiz sigarillo ayrımı, en basit haliyle çubuğun ağza gelen ucundaki değişikliğe dayanır. Filtreli modelde ağız tarafında dumanı süzen küçük bir parça yer alır, filtresizde ise tütün doğrudan ağza değer. Bu ayrımı görmek için kutudaki serie d 25'lik nasıl puro ile tüplü sürümdeki serie d tubo içimi nasıl güzel bir örnek sunar, çünkü ikisi de filtresiz yapıda gelir. Puroda ağız ucu kesilir ve dumanla birlikte yaprağın tadı olduğu gibi gelir. Filtreli sigarillolarda ise filtre parçası dumanı hafifçe törpüler, böylece ilk çekişler daha yumuşak hissedilir. Bu iki kutu 999 TL civarı görünür. İki tür arasında tek bir doğru yoktur; seçim alışkanlığa ve beklentisine göre değişir. Denemeye çıkan biri ilk olarak ağızlığın varlığını düşünmeli, sonra boyu seçmeli. Bu fark ilk denemede ufak görünse de oturumun geneline etkiler, çünkü filtrenin olup olmaması dudağın konforunu ve tadın ilk etkisini daha başında belirler. Kutudan çıkan çubuğu elinize aldığınızda farkı kısa bir bakışla da seçebilirsiniz, deneyim ise geri kalanı anlatır.
Ağızlığın dudakta bıraktığı his
Filtre parçası ağız köşesinde ilk hissedilen ayrıntıdır, o nedenle karşılaştırmaya buradan başlamak işe yarar. Ağızlıklı sigarillolarda uç yumuşak bir yapıyla kapanır, dudak daha az yaprak kırıntısına temas eder. Filtresiz modellerde ise gövde kırpıldıktan sonra olduğu gibi ağza girer. Geniş çaplı uzun oturum için serie e ile yıllarca bekletilmiş serie e gran reserva bu konunun iyi örnekleridir; iki kutuda da ağızlık bulunmaz. Kalınlığı geniş çubukta dudak kavrayışı daha geniş bir yüzeye yayılır, narin modellerde dikkat tek noktada toplanır. Kesim noktası da fark yaratır; temiz kesilmiş ağız içimi kolaylaştırır. Ağızlıklı küçük sigarillolar bu işi ağızlıkla çözer, filtresizde ama sorumluluk içiciye düşer. Dudağa gelen duyum alışkanlıkla oturur, ama ilk seferde fark belirgindir. Bu nedenle bir formattan diğerine geçmek isteyen içici ilk birkaç içimde şaşırabilir, ama bu his çabucak geçer. Yani ufak bir yapı ayrıntısı gibi görünür, oysa konforu gözle görülür biçimde değiştirir, ayrıca bu ufak his birçok kişinin ileriki tercihlerini fark ettirmeden belirler ve yıllar içinde bir alışkanlığa evrilir.
Çekiş direnci ve duman yumuşaklığı
Çekiş direnci iki tür arasındaki en ölçülebilir farktır. Filtreli bir sigarillo çekiş esnasında hafif bir ara parça sayesinde daha yumuşak ilerler. Filtresiz çubukta oysa duman hiçbir süzgeçten geçmeden, doğrudan ağza dolar. Onluk kutudaki yoğun serie p 10'luk ile yirmi beşlik kutudaki serie p 25'lik hakkında aynı harmanı taşır; paket büyüklüğü farkı yaratır, tütünün yapısı aynı kalır. Yoğun harmanlarda direnç duygusu artar, zira sıkı sarım havayı yavaş taşır. Ağızlık bu sertliği törpüler ama tamamen ortadan kaldırmaz. Deneyimli içiciler çekişi karakterin parçası olarak görür, yeni deneyenler ise yumuşağı tutar. Bu nokta en çok yavaş içimlerde önem kazanır, zira onlarca çekiş süresince küçük direnç farkları üst üste biner. Hızlı içimlerde oysa bu pek fark edilmez, yeter ki puro düzgün yakılsın, ayrıca ilk birkaç çekişte hissedilen bu fark çoğu içicinin gözünde seçim gerekçesi haline gelir ve zamanla alışkanlık olur; bu yüzden çekişi tek başına ölçmek yerine duman ve dudak duygusuyla birlikte düşünmek gerekir.
Filtre tadı nasıl etkiler
Tat cephesinde filtrenin rolü çoğu zaman göz ardı edilir. Filtreli sigarillolarda duman ağızlıktan geçerek geldiği için sert tonlar biraz geri çekilir. Filtresiz içimde ise biber ve toprak notaları ilk nefeste kendini gösterir. Piramit uçlu çekiş için serie p piramit biberi sivri uç yüzünden odaklı verir; kısa boylu partagas shorts 25'lik kutusu ise aynı karakteri kısa bir süreye toplar. Bu iki örnek, lezzetin sadece tütünden değil, ağız tasarımından de etkilendiğini gösterir. Filtreli modellerde aromalı notalar daha rahat duyulur, sade olanlarda tütünün ham yanı baskın olur. Damak beklentisi bu ayrımda belirleyici olur; kahve yanında yumuşak bir içim isteyen genelde filtreliyi, yaprağın kuru tarafını sevenler filtresizi seçer. Damakta kalan iz de unutulmamalı: filtreli içimden sonra daha yumuşak bir tat kalır, filtresizde oysa yaprağın izi bir süre damakta kalır. Bu iz kimine güzel gelir, bazılarına yoğun gelir, ayrıca bu ufak farklar birbirlerini tamamladığı için yalnızca bir özelliğe odaklanıp karar vermek çoğu zaman yanıltıcı olur.
Yanma düzeni ve kül oluşumu
Yanma davranışı ayrıca iki tür arasında küçük bir ayrım yaratır. Filtreli sigarillolar çoğunlukla narin gövdeli olduğu için hızlı yanar, külü de ufak kırıntılar halinde düşer. Filtresiz puro sıkı sarımı nedeniyle külü uzun bir gövde halinde tutar. Orta gövdeli dengeli super partagas dengeli yanışıyla dikkat çeker; dolgun gövdeli on adetlik partagas tropicales cdh kutusu oysa yavaş ve dolgun ilerler. İçim süresi boy ve sıkılık gibi etkenlere göre değişir, filtre tek başına belirleyici olmaz. Yanma çizgisini eşit tutmak için çekişler arası biraz beklemek gerekir. Aksi halde çubuğun başı kızışır ve lezzet bozulur. Tabii çubuğun rutubeti ayrıca yanmayı etkiler: gereğinden nemsiz bir puro çabuk tükenir ve sertleşen bir tada neden olur, ölçülü nemdeki puro ama yavaş ve düzgün ilerler. Bu yüzden muhafaza düzeni yanmanın bir yanıdır, ayrıca sıcaklık ve hava nemi da dış faktörler de bu tür farkı bir ölçüde büyütür ya da küçültür; o yüzden içimi yalnızca bir etkene dayandırmak yerine boyu, sarımı ve rutubeti birlikte düşünmek işe yarar.
Çubuk boyutu ve ağızlık uyumu
Boy ve çap seçimi filtre ihtiyacını dolaylı olarak değiştirir. Kısa ve ince formatlar genelde filtreyle gelir, çünkü hızlı içimde ağız bölgesi çok çabuk hassaslaşır. Geniş ve kalın çubuklar çoğunlukla filtresiz kalır. Filtresiz yirmi beşlik kutuda gelen partagas de luxe 25'lik orta gövdede dengeli bir içim sunar; 680 TL civarı listelenen beşli paketteki iri gövdeli phillies titan hakkında ise tütünün kendi tadını öne çıkarır. Bu ikisi arasında çap farkı daha belirgin hissedilir: iri gövdede duman miktarı büyür, tat geçişleri daha geniş ilerler. Mola arası ince ve filtreli, uzun akşam için dolgun ve filtresiz tercih doğru görünür. Bu ölçü her kişide aynı sonuç vermez. Uygulamada en doğru yol, iki ölçüyü aynı gün içinde tatmaktır. Ayrımı kendi ağzınızla damağınızda tartmak, tarif dinlemekten daha öğretici olur. Ölçü seçimi nihayetinde kişisel bir konudur, üstelik parmakta hissedilen doku da karara etki yapar ve çoğu içici bunu ancak içtikten sonrasında fark eder.
Aromalı sigarillolarda filtre tercihi
Aromalı sigarillolarda ağızlık tercihi farklı bir başlıktır. Şekerli notalar ağızda bir iz bıraktığı için filtreli yapı bu noktada daha konforlu hissettirir. Sade çizgide duran pipers club classic saman ve kakao notalarını katkısız verir; vişne ve badem şekeri ile açılan pipers club sweet cherry ise tatlı tarafı öne alır. Onluk paketler 425 TL ile 475 TL civarı listelenir. Aroma katmanı ağızlık ile daha belirgin duyulur, ağızlıkla daha ince bir örtüye dönüşür. Katkısız çubuk sevenler tatlı modelde fazla bir his arayabilir, aroma sevenler de sade modeli kuru hissedebilir. Bu yüzden iki çeşidi peş peşe denemek karşılaştırmayı rahatlatır. Böyle bir kıyas yapılırken benzer harmanı iki biçimde içmek en adil sonucu sağlar, zira aradaki farkı yalnızca aroma ile açıklayamazsınız, yapı da açıklar. Bu deneme kısa bir defter almaya değer, ayrıca aromalı çubuklar çabucak fark edildiği için katkısız çubuklarla kıyaslamak daha öğretici geçer; o yüzden katkısız çubukla tatlı modeli arka arkaya içip şahsi tat sonucunuzu vermek mantıklıdır.
Taşıma ve saklamada iki türün farkları
Taşıma ile saklama açısından iki tür arasında farklı çözümler öne çıkar. İnce filtreli sigarilloların çoğu hafif bir pakette sunulur, filtre parçası zaten kapalı durur. Filtresiz purolarda ise kesilecek kısım korumasız kalır, bu yüzden rutubet korunması önem taşır. Vanilya aromalı pipers sweet vanilla narin yapıda rahat götürülür; her çubuğu ayrı alüminyum tüpte duran punch coronations tubos kutusu ise gövdeyi darbeye karşı korur. Tüp kullanımı ağızlık yokluğunu korumayla dengeler. Humidor kullanan biri paketi rafta bekletebilir, humidoru olmayan biri için tüp kullanışlı bir çözümdür. Tatlı çubuklar nemi daha çabuk kaybeder, o yüzden kapalı saklama şarttır. Özetle dışarıdan bakınca ufak bir ayrıntı gibi duran koruma tercihi aslında oturumun tadını belirler. Gerekli dikkati göstermek her iki türde de aynı önemdedir, üstelik kutudan alınan puronun durumu genelde şu korumayla yakından ilgilidir ve bu ilişki kolayca fark edilir; o nedenle paketi ilk günden kapalı bir ortama koymak ve ağzını gereksiz yere açmamak yerinde olur.
Deneyim düzeyine göre tür seçimi
Hangi türün kime uyduğu genellikle niyete bağlıdır. Kısa bir ara düşünen biri açısından filtreli küçük sigarillo kolay bir tercihtir, çünkü ağızlık hazır gelir ve hazırlık gerektirmez. Filtresiz formatı seçenler ise tütünün ham tadına odaklanır. Kısa formatlı tüplü petit coronations nasıl puro yarım saatlik molalara oturur; onluk kutudaki punch preferidos 10'luk ise önceden ayrılmış akşamlar için uygundur. Bu iki kutuda ağızlık bulunmaz, fakat format değişimi içimin süresini belirler. Dolayısıyla ağızlık tercihinden önce kaç dakika zaman ayrılacağını hesaplamak gerekir. Tecrübeli kullanıcılar çoğunlukla filtresize döner, ilk kez deneyenler çoğu kez filtreli modelle başlar. Bu karar verilirken tek başına şahsi beğeni değil, içim anındaki koşul ayrıca önem taşır: açık ortamda yumuşak bir tercih rahat eder, kapalı bir odada filtresiz olan çubuk çok daha keyifli gelir, üstelik ilk izlenim çoğu kez aldatır; aynı puroyu üç dört kez içmek asıl tercihi ortaya çıkarır; bu nedenle tercihi bir başkasının önerisine bırakmak yerine şahsi içimlerinizi temel almak çok daha sağlıklı karar verir.
Seçim yaparken dikkat edilecek noktalar
Seçim yaparken ilk olarak kendinize şu soruyu sorun: filtreli bir model mi istiyorum, yoksa filtresiz bir puro mu arıyorum? Yanıt belli olunca boy ve kutu boyutu tercihi basitleşir. Alüminyum tüpte gelen onluk punch tubo incelemesi ile ahşap düzende yirmi beşlik düzenli içim için punch 25'lik aynı tütünü taşır, ayrımı ambalaj ve miktar yaratır. Bu ikisi örnekte ağızlık bulunmaz, yani seçim tamamen taşıma ve içim planına dayanır. Yirmi beşlik kutu 44755 TL civarı listelenir, bu nedenle harcamayı zorlamamak için onluk paketle başlamak mantıklıdır. Kısacası filtrenin varlığına ya da yokluğuna bakmadan evvel tadını ve yoğunluğunu düşünmek gerekir. Son tahlilde iki seçenek da kendi geçerli sebeplerle vardır; siz hangi türün kendi içim düzeninize uyduğunu küçük denemelerle bulursunuz. Telaş etmeden, farkı sakin sakin öğrenmek daha kalıcı olur, üstelik küçük bir not tutmak hangisinin çubuğun size yakıştığını sonraki seferde hatırlamayı rahatlatır; özetle en başta amacınızı netleştirip ardından boyu ve formatı belirlemek yolunuzu kolaylaştırır.